MİLLİ MÜCADELE’DE SÖĞÜT
Terakki Fırkası kendini feshetmişti. Onun yerini almak için kurulan Teceddüt Fırkası aktif bir rol oynayamıyordu. Bununla birlikte ülkenin en güzide gücünü İttihatçılar oluşturuyordu. Ancak ittihatçıların baskısından kurtulan muhalefet 1919 yılı Ocak ayında Hürriyet ve İtilaf Fırkası’nı yeniden kurmuşlardı.
İlk defa 21 Kasım 1919 tarihinde kurulan Hürriyet ve İtilaf Partisi, İttihat ve Terakki’nin iktidarı tam olarak ele almasından sonra hiçbir varlık gösteremeyerek atıl bir vaziyette kalmıştı.
Mondoros Mütarekesi (30 Ekim 1918) sonrası gelişmelerden faydalanarak faaliyete geçen Hürriyet ve İtilaf Fırkası, Milli Mücadele’ye karşı idi. Bundan dolayı Anadolu harekatına karşı olanlar ile azınlıklar bu partini çatısı altında toplandı. Yine partinin Islami görüşleri savunması ve özellikle kurucuları arasında Şeyhülislam Mustafa Sabri gibi bir din adamının bulunması, partinin yer yer Anadolu’da da desteklenmesini sağladı. Ayrıca Hürriyet ve Itilaf Fırkası, mütareke yıllarında “ingiliz
Himayeciliği” görüşünü benimseyerek Ingiliz Muhipler Cemiyeti ile de işbirliği yaptı.
İngilizlerin de desteğini alan Hürriyet ve İtilaf Fırkası, kısaca Milli Mücadele’ye karşıydı. Buna karşılık Ittihat ve Terakki Fırkası Anadolu harekatı yanında yer almıştı.
Ülkenin ileri gelen askeri ve sivil yöneticileri ile eşraf bu iki parti arasında bölünmüştü.
Bu durum, hiç kuşkusuz Söğüt ve çevresini de etkilemiştir. Şöyle ki Milli Mücadele’nin ilk günlerinde giriş kısmında da denildiği gibi Söğüt bir kaza merkezi olup, Ertuğrul (Bilecik) Mutasarrıflığına bağlıydı. Vilayetine bağlıydı. Bursa Valisi ise, Hürriyet ve Itilaf Fırkası mensubu Gümülcineli İsmail Bey idi. 13 Mart 1919 tarihinde Valilik makamına oturan Ismail Bey’in ilk icraatı, Milli Mücadele’ye ve bu amaçla yapılan hazırlıklara karşı çıkmak oldu. Bu cümleden olarak gizlice yaptırdığı soruşturmalarda Milli Mücadele yanlılarını, bu arada örgütlenmeye çalışan genç subay ve aydınları saptıyor, bunları çeşitli bahanelerle kent dışına sürüyordu.
Böyle bir ortamda, Osmanlı Devleti’nin ilk başkentine yakışır bir şekilde davranan vatansever Söğüt’lüler aşağıda da değinileceği üzere
-5 Söğüt Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti, Genelkurmay Askeri Tarih ve Stratejik Etüt Başkanlığı arşivinde bulunan karar defterine göre, Milli Mücadele’de önemli hizmetlerde bulunmuştur. Cemiyetin faaliyetleri ve aynı zamanda çalışmaları hakkında bir fikir vermesi için söz konusu defterdeki kararları özetle sunmayı uygun bulduk.
15-16 Kasım 1919 tarihinde yapılan ilk toplantısında Cemiyet idare heyeti sekiz karar almıştır. Bu kararlar şunlardır;
1. Karar: Seçim yapılmıştır. Seçim sonunda Abdullah Efendi cemiyetin başkanlığına getirilmiştir. Ayrıca Halil Efendi de 800 kuruş maaşla katip olarak görevlendirilmiştir.
2. Karar: Halk tarafından yapılan yardımları toplamak, aylık-gelir-gider işlerini yürütmek üzere, Belediye Katibi Hayri Efendi’nin 800 kuruş maaşla cemiyet emrinde görevlendirilmesi kararlaştırılmıştır.
3. Karar: Daha önce” Geçici Heyet” tarafından halktan alınmakta olan yardım listesinin kabul edilmesi ve bunların aylık gelir ibra edilmekle beraber cetvellerin yeniden tetkikine karar verilmiştir.
4. Karar: Kazaya bağlı nahiyeler konum ve mevkilerine göre üç kısma ayrılarak, kaza merkezi ile birlikte bu yerlerin asayişinin temini için 30 kişilik bir müfrezenin kurulması kararı alınmıştır. Ayrıca bu müfrezenin çalışmalarını denetlemek üzere bir müfettiş tayin edilmesi kararlaştırıldı.
5. Karar: Kazada kullanılacak müfettiş ve kolbaşıları 40, Süvarilere 30 ve piyadelere de 20 lira olmak üzere aylık maaş verilmesi kararlaştırılmıştı r.
6. Karar: Haftada Pazar, Salı ve Perşembe günleri olmak üzere üç gün heyet üyelerinin toplanılmasına, kararların ekseriyetle alınmasına ve yedi kişilik heyet üyelerinin en az dördünün kasabada bulunmasıyla toplantıların yapılmasına karar verilmiştir.
7. Karar: 4 No’lu karar gereğince, İnönü ve Bozüyük deki müfrezeleri denetlemek üzere, azadan Halil Efendinin buralara gitmesi kararlaştırılmıştı r.
8. Karar: Geçici Heyet tarafından teklif ve tertip edilen müfrezelere 5 No’lu karar gereğince aylık ücret ödenmesi karara bağlanmıştır.
25 Kasım 1919 tarihinde yapılan 2. Toplantıda 9. Ve 10. Kararlar alınmıştır.
9, Karar: Söğüt Merkez mıntıkasındaki istihdam edilen kişilerin istifa etmeleriyle yerlerine alınan üç kişiyle ilgilidir.
10. Karar: Söğüt merkezinde görev yapan müfrezenin personeli ve hayvanları için aylık 300 kuruş kira ile bir bina temin edilmesiyle
ilgilidir.
30 Kasım 1919’da yapılan 3. Toplantıda 11,12,13,14. Ve 15. Kararlar alınmıştır. Bu kararlar da şöyledir;
11. Karar: Eskişehir’e bağlı Demirciler köyünden bir kişinin Söğüt ilçesi hudutları içerisinde hırsızlık yapmasıyla ilgilidir. Hırsızlık yapan
kişinin, müfrezeler vasıtasıyla Söğüt’e getirilerek tahkikatın yapılması kararlaştırılmıştır.
12. Karar: Söğüt’e bağlı Hisarcık’tan Sağır Mehmet ve Ali tara fından yapılanşikayetlerin tetkik edilerek gereğinin yapılması ile ilgilidir.
13. Karar: mönü nahiyesi merkez telgraf ve telefonu ile haberleşmenin yapılmaması üzerine, 4 no’lu karar gereğince, orada
bulunmakta olan 9 kişinin Süvari müfrezesine ilaveten 1100 kuruş aylıkla bir kişinin daha görevlendirilmesi kararlaştırılmıştır.
14. Karar: Bozüyük nahiyesine giden heyet azası Halil Efendi’nin 1200 kuruşluk masrafının sandıktan ödenmesiyle ilgilidir.
15. Karar: Milli Hareket için halktan toplanan yardımlardan gerek cepheye ve gerekse göçmenlere daha fazla yardım yapabilmek için heyetlerin aylık harcamalarında tasarrufa gitmeleri kararlaştırılmıştır. Su cümleden olarak; Söğüt Merkez için, 48500 kuruş, Bozüyük nahiyesi için 61800 kuruş, İnönü nahiyesi için, 35100 kuruş ve Mihalgazi nahiyesi için de, 9800 kuruş aylık gider uygun bulunmuştur.
Söğüt’te gerek mahalli asayişin temini, gerekse cephede düşmanla çarpışmak Üzere, gönüllülerden müfrezeler teşkil edilmiştir. Bu cümleden alarak Söğüt’te teşkil edilen ilk müfreze, kaza merkezini ve kendisine bağlı nahiye merkezlerinin can güvenliğini sağlamakla görevlendirilmiş silahlı 39 kişilik bir kuvvettir. Söğüt Müdafa-i Hukuk Cemiyeti’nin 4 no’lu kararı gereğince teşkil edilen bu müfreze, kaza merkezi ile tabii konum ve mevkilerine göre tesbit edilmiş üç nahiye merkezinin asayişinden sorumluydu. Bu nedenle müfrezei her mıntıkaya 9 kişi olmak üzere 4’e bölünmüştü.
Geriye kalan üç kişi ise, kaza merkezi ile nahiyeleri arasında irtibatı sağlamak üzere görevlendirilmişlerdi. Söğüt Müdafa-i Hukuk Cemiyeti, 30 Kasım 1919 tarihinde aldığı karar gereğince daha önce Inönü nahiyesi merkezinde görevlendirilen 9 kişilik Süvari müfrezesine ilave irtifat neferi olmak üzere aylık 1100 kuruş maaşla bir piyade neferi daha görevlendirdi. Söğüt Müdafa-i Hukuk Cemiyeti’nin 3 Nisan 1920’de aldığı başka kararla, müfreze yeniden düzenlendi. Buna göre; kaza merkezinde 8 süvari ve 2 piyade, Bozüyük nahiyesi merkezinde 5 süvari ve 7 piyade, Mihalgazi nahiyesi merkezine de 8 piyade bulundurulması uygun görülmüştür. Yine aynı toplantıda; Süvari kolbaşılarına 3500 kuruş, süvarilere 3000 kuruş, piyade
Kolbaşılarına 2000,piyade neferlerine de 1160 kuruş maaş verilmesi kararlaştırılmıştır.
Kuruluşunda müfreze, Söğüt Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti azası Halil Efendi tarafından sevki idare edilmiştir. Halil Efendi, zaman zaman nahiye merkezlerine de gitmek suretiyle müfrezeyi denetlemiştir.Adı geçenin bu görevi 3 Nisan 1919 tarihine
Kadar devam etmiştir. Söğüt Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti zikredilen tarihte alınan kararla , söz konusu görevi yürütmek üzere, Yüzbaşılıktan emekli Ethem Efendi’yi
Süvari Reisi” ünvanıyla 3500 kuruş maaşla tayin edilmiştir.
Müfrezede görev alanlardan tespit edebildiklerimiz ise şunlardır;
Söğüt merkezinde görev yapanlar; Halid Bey’in Mehmet (Kolbaşı) Hisarcıklı Abdullah, Kanber Osman’ın Halil, Pirinççi Mehmet, Küçük
Hasan’ın Ömer, Canbulat oğlu Rıza, Hisarcıklı İbrahim ve Musa, Zeyveli Süleyman, Gökoğlu Abdi Efendi, Dudaşlı Abdullah, Hisarcıklı
Hatip oğlu Mustafa, Samrılı Emin Çavuş, Kadri’nin Mehmet Köse’nin Bekir, Serkatip Mehmet’tir.
Söğüt merkezi ile nahiyelerinde asayişi korumak üzere kurulan müfrezeden başka, cephede düşmanla çarpışmak üzere de Söğüt’te Milli müfrezeler teşkil edilmiştir. Bu müfrezeler şunlardır;
Milli Gündüzbey Taburumilli harekatın en ön saflarında yer almışlardır.
IZMİR’İN İŞGALİNE SÖĞÜT’LÜLERİN TEPKİSİ
Izmir’in Yunanlılar tarafından işgal edildiği haberinin Söğüt’e ulaşması halkı üzüntüye sevk etti. Olaydan fazlasıyla üzüntü duyan Söğüt’ün yurtsever halkı 15 Mayıs 1919’da çeşitli makamlara ve İtilaf Devletleri temsilcilerine protesto telgrafları gönderdiler.
Bu telgraflara arzu edilen cevabın gelmemesi ve olaydan dolayı devam etmekte olan galeyanın durmaması üzerine 21 Mayıs 1919’da bir protesto telgrafı daha ilgili makamlara gönderildi. Belediye Reisi Kamil imzasıyla bir sureti de Istanbul hükümetine gönderilen bu telgrafta şöyle deniliyordu;
Üzücü Izmir hadisesinden dolayı kaza halkının galeyanını altı gün evvel Itilaf Devletleri’nin temsilcilerine arz etmiştik. Şimdiye kadar sükuneti sağlayacak bir haber alamadık.Köylerden merkeze toplanan ahali heyecan içinde “Hükümet-i müttefikamızın” emir ve açıklamalarını beklemektedir.”
DİN ADAMLARININ ÇALIŞMALARI;
Söğüt Müftüsü Mustafa Lütfi Efendi (Kileci)
1866 (1282)’da Söğüt kazasının Hüseyin Efendi mahallesinde doğdu. Kilecizade Ismail Efendi’nin oğludur. İlk öğrenimini Söğüt Sıbyan
Mektebi’nde, orta öğrenimini de yine Söğüt Rüştiye’sinde yaptı. Daha sonra Istanbul’a gitti. Fatih Dersiamlarından Unyeli Hacı Hafız
Ibrahim Efendi’nin tedrisine (ders halkasına) katıldı. Ocak 1906’da müderrislik icazeti aldı.
Öğrenimi sonrasında, Söğüt Mahkeme-i Şer-iye Katipliği ve Söğüt Eytam Müdürlüğü görevlerinde bulundu. Bu arada Söğüt Maliye Sandık Eminliği görevini de yürüttü. 15 Ağustos 1911’de Söğüt MüftüIüğü’ne tayin edildi.
Müftü Mustafa Efendi, Bursa valilerinin ve özellikle Şeyhülislam Mustafa Sabri’nin menfi tutum ve bu yöndeki baskılarına rağmen, Milli
Mücadele’nin ilk günlerinde ulusal harekat yanında yer aldı. 0 cami kürsülerinde, meydanlarda düzenlenen mitinglerde Milli
Mücadele’nin hedef ve amaçlarını Söğüt halkına anlatmıştır. Bir defasında cami kürsüsünde ayağa kalkarak;
Ey cemaat, Ey Söğüt’Iüler
“Siz herhalde kadınlarınızı, kızlarınızı Yunan Gavuruna peşkeş çekmek istiyorsunuz” gibi sert sözlerle Söğüt halkının milli duygularını galeyana getirmeye çalışmıştır. Onun bu yöndeki çalışmalarında daha sonra milletvekili de olan Halil Efendi, Hakim Cavit Bey gibi Söğüt halkının ileri gelenleri de yardımcı olmuştur.
Ayrıca aşağıda daha ayrıntılı olarak belirtileceği gibi, Müftü Mustafa Efendi Söğüt Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin kuruluş ve faaliyetlerinde görev aldı. Bu arada gönüllülerden oluşan Söğüt Milli Gündüzbey Taburu’na komuta etti. Bu arada Ankara Fetvası’nı Söğüt Müftüsü olarak, tastikledi.
İstiklal madalyası sahibi olan Mustafa Lütfi Efendi (Kileci), Söğüt Müftüsü iken 26 Temmuz 1928 tarihinde vefat etmiştir. Soyadı olan KILECI Söğüt’te bir Sokağa verilerek ölümsüzleştirilmiştir.
Ali Rıza Paşa Hükümeti’nin İstifası ve Tepkileri
Söğüt’lülerin Tepkisi
Mustafa Kemal Paşa’nın telgrafı üzerine, yeni hükümetin milli isteklere uygun nitelikte kurulması için Söğüt halkı da faaliyete geçti. Bu cümleden olarak, halk adına Söğüt Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Başkanı Abdullah imzasıyla Meclis-i Mebusan’a telgraf gönderilmiştir. 6 Mart 1920 tarihli telgrafta; Kanun-ı Esasi’nin hükümlerine uygun olarak ve vatanın selametini temin edecek tarafsız bir hükümetin kurulması istendikten sonra şöyle deniliyordu;
Itilaf Devletlerinin memleketimizin geleceği hakkında karar almak üzere bulundukları şu nazik zamanda hükümetimizin ansızın istifasının meydana gelişini üzüntü ve hayretle öğrendik. Milli Meclisimizin güvenini kazanamayan bir hükümetin işbaşına geçmesi içeride nifak ve düşmanlığı başlatacağından asla izin vermeyeceğimizi arz eyleriz. Ayrıca Kanun-ı Esasi’nin hükümlerine uygun olarak vatanımızın selametini sağlayacak tarafsız bir hükümetin kurulmasını talep eyleriz.”
MİLLİ TEŞKİLATLANMA
Söğüt Müdafaa-i Hukuk Cemiyetinin Kuruluşu
Mondros Mütarekesi (30 Ekim 1918) sonrasında başlayan İtilaf işgalleri özellikle Izmir’in 15 Mayıs 1919’da Yunanlılar tarafından işgali
Türk halkı tarafından nefretle karşılanmış, yurdun her tarafında milli cemiyetler ve Kuva-yı Milliye teşkilatları kurulmuştur. Bu arada
Anadolu’nun çeşitli yerlerinden Saderet Makamına, işgallerin kaldırılması yolunda girişimlerde bulunulması için çok sayıda telgraflar
çekilmişti. Başka bir ifadeyle, Yunan askerinin Izmir’e ayak basması, Türk halkını süratli bir şekilde teşkilatlandırdı. Henüz daha
Izmir’in Yunanlılar’a verileceğinin duyulması üzerine, Izmir Müdafaa-i Hukuk-ı Osmaniye Cemiyeti, 17. Kolordu Komutanı ve Vali
Nurettin Paşa’nın da yardımıyla 17-19 Mart 1919 tarihleri arasında Izmir’de bir kongre toplandı. Bu kongreyi 1.( 28 Haziran—12
Temmuz 1919)
Balıkesir Kongreleriyle, Nazilli (6-9 Ağustos 1919) ve Alaşehir (16-25 Ağustos) kongreleri izledi.
Bu faaliyetlerinde tesiriyle Söğüt’te milli örgütlenmeye gidilmiştir. Ancak çalışmamızda, buradaki ilk milli örgütlenmenin ne zaman faaliyete geçirildiğini tespit edemedik.
Bu yazının “Söğüt Kazası Hareket-i Milliye Redd-i İlhak Heyeti ve Belde-i Belediye Riyaseti” hitabıyla başlaması Söğüt’te Ekim 1919 tarihinden önce milli örgütün bulunduğunu göstermektedir. Kuruluş tarihini tespit edemediğimiz bu milli örgütün adının da “Redd-i İlhak” Cemiyeti olması muhtemeldir. Zira 26-30 Temmuz 1919 tarihleri arasında toplanan Il. Balıkesir kongresinde; “ Redd-i İlhak” cemiyetlerinin isimlerinin fiili mukavemetin başladığını göstermek üzere, “Hareket-i Miilile Redd-i İlhak” olması kararlaştırılmıştır. Bu karara uyularak, “ Söğüt Redd-i Ilhak Cemiyeti’nin ismi “ Hareket-i Milliye Redd-i İlhak olarak değiştirilmesi muhtemeldir.
Söğüt Müdafaa-i Hukuk Cemiyetinin FaaliyetleriMilli Mücadele’de yurdun pek çok yerinde olduğu gibi Söğüt’te de Haziran 1920’de Gündüzbey Taburu adıyla 400 kişilik bir müfreze teşkil edilmiştir. Bu tabur, Söğüt Kazası ahalisinden orduya alınmayan yaşlı kişilerden oluşturulmuştur. Söğütlü yedek subaylar da bu taburun subayları olmuştur.
Taburun bütün silahlarını ve teçhizatını yine Söğüt’lüler temin etmiştir. Söğüt halkı (merkez nahiye ve köyleri) Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti (Söğüt) tarafından yayınlanan genelgelere uyarak elindeki silahları Gündüzbey taburu efradına verilmek üzere ilgili mercilere teslim etmişlerdir.
Savcıbey Müfrezesi
Gündüzbey Taburu’ndan başka Söğüt’te ikinci bir tabur daha kurulmuştur. Söğüt ve çevresinde yerel asayişi temin etmek üzere teşkil edilmiş olan kuvvetin sayısı arttırılarak Savcıbey Müfrezesi adı altında cepheye gönderilmiştir.
Söğüt ve Çevresi Halkını Türkiye Büyük Millet Meclisinde Temsil Edenler:
1- Necip Bey (Soydan) (1890-1959) Ali Efendi’nin oğlu olan Necip Bey, 1890 (1306)’da Bursa-Yenişehir İlçesi Güneyce köyünde doğdu. Ilk öğrenimini Yenişehir’de, orta öğrenimini İstanbul Mülkiye Mektebi’nde devam ettirdi ve buradan 1912 yılında mezun oldu, 1915’de Erzurum Valiliği, 1916’da Çarsanak (Çemişkezek) Kaymakamı oldu. 1917-1920 yılları arasında Haran ve Raka Kaymakamlıklarında bulundu.
Daha sonra Söğüt’e gelen Necip Bey, söğüt Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin kuruluş ve faaliyetlerinde görev aldı. Söğüt Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nce aday gösterildi ve TBMM’nin l’nci Dönemine Ertuğrul Livasından Milletvekili seçildi. Milletvekilliği sona erince, yeniden memuriyet isteğinde bulundu. Bunun üzerine 14 Temmuz 1923’de Söğüt Kaymakamlığına atandı. 3 Şubat 1959’da öldü.
2- Halil Efendi (Işık) (1879-1935) 1879 (1295) Bilecik-Söğüt ilçesinde doğdu. Babası emekli Yüzbaşılardan İbrahim Efendi’dir. İlk ve orta öğrenimini Söğüt’te tamamladı. Daha sonra öğrenimini Harp Okulunda sürdürdü. 25 Ocak 1895’te Harp Okulu’ndan Piyade Teğmen rütbesiyle mezun oldu ve l’ncı Ordu emrine atandı. Ancak sağlık durumu nedeniyle, 10 Mart 1904 tarihinde malulen emekliye ayrılmak zorunda kaldı.
1. Dünya Savaşı’nın çıkması üzerine, Teğmen rütbesiyle yeniden orduya alındı Düşmanla vuruşmalara katıldı. 1 Ocak 1919’da terhisinden sonra Söğüt’e döndü. İlk günlerinde milli harekata katıldı. Söğüt Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin kuruluşunda ve faaliyetlerinde görev aldı.
Söğüt Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nce TBMM l’nci Dönem üyeliği için aday gösterildi. Yapılan seçim sonunda, Ertuğrul Livası’nı temsilen
TBMM ‘ne girdi. Halil Efendi, TBMM’nin ikinci döneminde tekrar Ertuğrul (Bilecik)’dan milletvekili seçildi. Milletvekili görevi sona erince
Söğüt’e döndü. 8 Kasım












