Söğüt Haber

Wednesday, Mar 10th

Son Gncelleme03:58:51 PM GMT

Sitemize Hos Geldiniz


TÜRKLERDEN ÖNCE SÖĞÜT

e-Posta Yazdır PDF

SÖĞÜT TARİHÇESİ

 

 2a

 

TÜRKLERDEN ÖNCE SÖĞÜT

Yörenin ilk yerleşenleri kimlerdir? Bu bölgeye nereden ve ne zaman göç etmişlerdir, varlıklarını hangi yüzyıldan beri koruya gelmişlerdir? Bu durum, yazılı tarih öncesi dönemlerinden yeterince aydınlatılmamıştır olması nedeniyle kesin olarak bilinmemektedir. Ancak tarihte Anadolu Avrupa ile Asya ve Orta — Doğu Arasında tabii bir köprü görevini üstlenmiştir. Bu önemli jeo-politik konumu nedeniyle Anadolu’nun her köşesi, ilkçağlardan bu yana hareketli ve zengin bir tarihe sahiptir. Özellikle günümüzde Marmara Bölgesi olarak isimlendirdiğimiz Söğüt’ün de doğu sınırında bulunduğu bölge bir çok çekişmeye sahne olmuş, çeşitli uygarlıkların etkisi altında kalmıştır, Bu nedenle Söğüt tarihinin bu ilk devirlerine ait bilgiler için, genelde Bilecik ve Marmara Bölgesi tarihiyle birlikte ele alınmalıdır.

Marmara Bölgesine özellikle bu bölgenin Kocaeli Yarımadası denilen kısmına ilk iskanlar M.Ö.700’lerde başlamıştır. Bu tarihlerde bölgeye, kökenleri Frygler’e, Bebriykler’e ve Asya Thrakları’na dayandırılan Bithynler gelmeye başlamıştır. Bithynler’in bölgeye yerleşmesinden dolayı burası Bithynia adını almıştır. “ Kelt istilalarını izleyen yıllardan sonra MÖ. 280 yılından itibaren Pontus, Kapadokya ile birlikte Bithynia’da bir zamanlar Pers Krallığı’na bağlı Prensliklerle birlikte bağımsızlığını ilan eder. Bu olayda İskender’in Pers ülkesini istilası da önemli rol oynamıştır. Yaklaşık olarak M.O. 279-74 yılları arasında bağımsızlığını sürdüren Bithynia MÖ. 73’de Roma egemenliğine girmiş, M.O. 63’den itibaren de Pontus ile birleştirilerek Pontus et Bithynia adıyla bir Roma eyaleti olmuştur.

Böylece ilk çağlarda Bithynia bölgesi önemli yerleşim yerlerinden birisi olarak tarih sahnesinde yerini almıştır. Bölgede pek çok şehirler kurulmuştur. Bunlar arasında en önemlileri şunlardır;

Nikomedin (İzmit), Nikaia (İznik), Prusa (Bursa), Kics (Gemlik), Khalkedon (Kadıköy-İstanbul), Bthyinion (Bolu) ve Belokoma (Bilecik) ‘dir. Bu arada Söğüt’ünde Nikaia (İznik) Doryleion (Eskişehir), Katidon (Kütahya) yolu üzerinde kurulmuş olan bir kasaba olduğu tahmin edilmektedir. Bu tahmin, sözü edilen yol üzerinde, Bithynia’nın güney doğusundaki Nikaia (Iznik)’ya bağlı piskoposluklardan biri olan Gordosebra’nın Söğüt’te bulunabileceği olasılığından kaynaklanmaktadır.

Söğüt,” Kuruluş itibariyle ana yol üstü kasabası niteliğini uzun süre devam ettirmiştir. Mudanya-Bursa’den ve Gemlik iskelesinden gelerek Konya ‘ya doğru uzanan tarihi şose Söğüt’ün içinden geçmiştir. Özellikle İstanbul’un Türkler tarafından alınmasında sonra Mekke’ye Söğüt’e uğranılarak gidilmiş, bu nedenle de yola “ Hacılar Yolu” adı verilmiştir. Bu yolun kalıntılarına işaret olarak Söğüt’ün güneyindeki mezarlık bölgesi ile kuzeyindeki Küsnük mevkiindeki yol kalıntıları göstermektedir.

Taylan Akkayan ve Mehmet H. Aydın’ın da belirttikleri gibi “Söğüt’ün tarih sahnesindeki parlak günleri 13. Yüzyılın sonlarında başlar.

Doğudan gelen küçük bir grup Türk ve bu küçük kasabada, Asya-Avrupa ve Afrika kıtalanna yayılan, XX.yüzyıl başlarına dek

yaşayacak olan Osmanlı Devleti’nin ilk nüvesini biçimlendiririler. Böylece Söğüt tarihi, Osmanlı’nın etnik kökeni ile birlikte ele alınır.

Hemen tüm kaynaklar Söğüt’e dolaylı yoldan, Osmanlı Devleti’nin kuruluşunun açıklanması sırasında değinirler. Bu nedenle Söğüt’ün

Osmanlı Dönemi içindeki tarihi ancak bu devletin kuruluş tarihiyle birlikte incelenebilmektedir.